Takvim

TARİHİ SİLİVRİ BULUŞMASI - 08 NİSAN 2013

Fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.

 

  

Bende Silivri'deydim.


Silivri'ye gitmek üzere 07 Nisan 2013 Pazar gecesi saat: 23.30' da Ankara' dan hareket ettik.
Ankara' dan yeni çıkmak üzereydik, gişeleri yeni geçmiştik ki arabamız arızalandı. Yeni araba gelene kadar yol kenarında bir saat kadar bekledik. Neyse gelen yeni arabayla yola koyulduk ve 08 Nisan2013 Pazartesi günü sabah saat: 08:00 gibi Silivri' ye geldik. Erken geldiğimizi düşünüyordum ama biz geldiğimizde her taraf gelincik tarlasına dönmüştü bile.
Her zaman ki gibi aracımızdan ana yolda indik ve bir kilometre kadar yürüyüşle sabah sporumuzu yaparak alana ulaşarak, orada bulunan Ulusal Kanal naklen yayın aracının hemen dibinde yerimizi aldık. Her taraf barikatlarla kaplı olduğu için bu sefer bizleri içeri almadılar. Ana yolda yurdun her tarafından gelen araçlar ikişer sıra halinde kilometrelerce uzunlukta sıralanmışlardı ve sürekli araçlar gelmeye devam ediyordu.
Cezaevinin girişinin hemen yan tarafında bulunan biraz yüksek olan meydana çıkmak için önce önde bulunan barikatın bir köşesi yıkıldı ve halkın büyük bir kısmı yardımlaşma usulü ile bu meydana çıktılar ve ilerdeki barikatları yıkmaya başladılar.
Bu arada hep birden sloganlar, marşlar söyleniyor vatandaşlar hep bir ağızdan haykırıyorlar " Silivri duvarları yıkılacak " diye. Göğe yükselen bu haykırışlar aynı zamanda mahkeme salonuna kadar ulaşarak orada sanık sandalyelerinde oturan Arkadaşlarımıza, Aydınlarımıza ve Bilim Adamlarımıza gurur; Hakim ve Savcılara korku veriyordu tahminime göre.
Bir taraftan da diğer barikatlar tek tek yıkılmaya başlandığı için polis ve jandarma halkın üzerine tazyikli su ve gaz püskürtmeye başladı. Kısa bir panikten sonra, halkın tekrar toplanıp barikatlara dayanması üzerine bu sefer gaz bombaları atmaya başladılar ve bir anda neye uğradığımızı şaşırdık. İyi hazırlandıkları için her tarafa ve istedikleri noktalara bombaları düşürmeye başladılar. Bir anda üzerimize düşen bombanın etkisi ile bulunduğumuz bölgeyi terk ederek aşağı kısımdaki geniş fakat yağan yağmurdan dolayı çamur içindeki tarlaya doğru hızla ve gözlerimizden yaşlar akarak koşmaya başladık ve çamur tarlasında limon suları ile gözlerimizi bolca yıkayarak kendimizi toparlamaya çalıştık. Yani tazyikli su bize ulaşmamıştı ama gaz bombasından nasibimizi almıştık.
Bu kadar gaz ve tazyikli su neticesinde sonuç ne oldu dersiniz. Vatansever Halkımız, yaşaran gözlerle, ellerinde limonlarla kısa süreli duraksamalardan sonra tekrar yerlerini alıp daha fazla coşkuyla ve gururla görevlerini yapmaya devam ettiler. Görülmeye değer bir manzara.
Şimdi, mahkeme salonundan aldığım kısa bilgileri aktarmaya çalışayım.
Bir kere duruşma salonu, basketbol salonu büyüklüğünde bir salon. Genişlemesine düşünürsek. Geniş kenarın başında hakim ve savcıların bölmesi. Buradan salona bakış durumuna göre sol taraf tutuklu sanık avukatlarına, sağ taraf müdahil avukatlarına, orta bölme tutuklu sanıklar için ayrılmış. Tutuklu sanıkların arka tarafında tutuksuz sanıklar için ve en arka bölme tutuklu yakınlarına ayrılmış bölge.
Mahkeme salonu kalabalık. Bu kalabalık bahane edilerek sanık avukatlarını ve mahkemeyi izlemek üzere gelen avukatları içeri almakta zorluk çıkardılar ve çok aciz diyebileceğimiz bahanelerle içeri almak istemediler. Yine aynı nedenlerle sanık yakınlarını da içeri almak istemediler. Ama dışarıdaki vatandaşların etkisi içeriye yansıdığı için bu durumdan sonra vaz geçtiler.
Hakim ve Savcılar, duruşma salonuna çok geç geldiler.
Önce avukatların yoklamasını almak istediler. Avukatlar karşı çıktılar ve adı okunup ta "buradayım" diyecek olan avukat eline aldığı seyyar mikrofonla mahkeme heyetine görevlerinin yoklama almak olmadığını ve dışarda kalan avukatların içeriye alınmasını söyledi. Bu durum biraz zaman aldı. Sonra bundan da vazgeçildi. Bu sefer sanık yakınlarının bulunduğu bölmede bulunan 35-40 kadar Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekilleri, diğer tarafta boş bulunan müdahil avukatlarının bölmesine geçmek için izin istediler, Hakim ret cevabı verdi. Bu tartışma da maalesef bir saat kadar sürdü ve Hakim kararından vazgeçmediği için Milletvekilleri bulundukları yerde kaldılar.
Daha sonra, saat: 12.00 civarında Mahkeme Başkanı duruşmaya ara verdi. Saat: 13.30 civarında başlanacağı beklenen duruşma saat: 15.00 civarında başladı. Mahkeme Heyeti yerini aldı ve ne söylediğini tam anlayamadığımız bir karar verdi Başkan. Sanırım Mahkeme Heyetinin güvenliğinin tehlike altında olduğunu düşünüp duruşmayı 11 Nisan 2013 Perşembe gününe ertelediğini anlar gibi olduk.
Bu haber dışarıya geldiğinde, bizler ve diğer bütün vatandaşlarımız arabalarına doğru yola koyulduk.
Arkadaşlar, benim görebildiğim, gözlemleyebildiğim ve öğrenebildiğim konular bunlar. Belki hatalı veya yanlış yazdıklarım olabilir. Zaten yarından itibaren medyadan ve basından bunları öğrenebileceksiniz. Eğer yanlış ve hatalı bilgileri varsa şimdiden hepinizden özür dilerim Fakat emin olunuz ki, yazdıklarımdan çok daha fazla hatalı uygulamalar, ayrımsız herkese uygulanan şiddet hepimizi etkiledi.
Bizler; yorgun ama mutlu, görevimizi yerine getirmenin mutluluğu, huzuru ve başımız dik olarak Silivri' den ayrıldık.
Değerli Arkadaşlar, Tarihi Silivri Buluşmasından hepinize selam ve saygılar.

 

Hoşça kalınız.
 
                                                                                                          Yakup İNCE

Fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.



Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam13
Toplam Ziyaret61699
Saat
İLLER ARASI MESAFE HESAPLAMA
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.32205.3433
Euro6.05296.0772
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 4°
Sinema Filmleri