Takvim

Mazideki Çatalzeytin Günlüğü

Mazideki Çatalzeytin Günlüğü,

Merhaba güzel insanlar, canlarım benim

Yeşille maviyle bezenen ben kim miyim?

Bin dokuz yüz elli dört doğum tarihim

Tutun ellerimden diyen Çatalzeytin’ im

 

Geçmişe yolculuk için elbette sizi seçtim

Sizlerle yarım asırlık ömür geçirdim

Çok sevdim ama, ben ne kadar sevildim

Görelim, maziye doğru hep birlikte gidelim

 

Kızlarımız yeşil duvaklı, atla gelin giderdi

Davullar, zurnalar ah ne güzel nağmelerdi

Analar, bacılar atlı yarış ederdi

O günlerde düğünler bir başka güzeldi

 

Panayırlar kurulurdu uzunca sokaklarda

Kalabalık incitmeden yürürdü topraklarda

Hıdırellez kutlanırdı Mayıs’ın altısında

Ateşler yakılır da, mertler oynardı ya

 

Buğdaylar yıkanırdı süt liman denizimde

Pırpıtlar serilirdi incecik, kurusun diye

Güvercinler doluşurdu buğday yemeye

İşte ben buna derim bereket diye

 

Gecenin on ikisinde elektrik kesilir

Gaz lambası, fenerle gün ışığı beklenir

Kanaviçeler, sarmalar gergeflerde işlenir

Olsun, gönüller bir, sevgi ta derinlerdedir

 

Gönler tuzlanır, yumurtalar toplanır

Al al elmalar kasaya sıralanır

Mavi sularda gemiyle gurbete uğurlanır

Unutmayın bu bereket benim toprağımındır

 

Bürgüler, peştemaller adeta sembolümdü

Pek yakında bir yerlerde, az da olsa görüldü

Duyarsam hatıralarla birlikte dostluğun öldüğünü

Dağlar taşlar haykırır benimde ölümümü

 

Güzel bir yardımlaşmaydı adı imece

Bugün sen bendesin, yarın ben sende

Hey haymu diyen anaların terinde

Birlik beraberlik vardı çatlayan ellerinde

 

Fırınlar yakılır, mısırlar keklik gibi kızarır

Dövenlerle harmanlar akşama dek alınır

Düzenlerde dokunur, tezgahta pazarlanır

Bu çileli insanlar, daha nasıl anılır

 

Kekik kokan yaylalarda çağlardı serin sular

Dertlere derman olurdu bitki dolu ormanlar

Her köyümde mısır, buğday, arpa dolu ambarlar

Gelene kucak açardı, o güler yüzlü insanlar

 

Dumanlar yükselirdi her evin bacasından

Sesine ses gelirdi dağlardan, kayalardan

Kaval sesleriyle inerdi sürüler ovalardan

Eser kaldı mı sizce, o güzelim yıllardan?

 

Koyunları kırkarlar, eğirirlerdi yünü

Çoraplar, tozluklar örülür, giyilirdi kış günü

Koparıp da atmazlardı çözülmeyen düğümü

İşte bu da savaş veren anaların günlüğü

 

O yıllarda bir başka güzeldim be canlarım

İstedim geçmişi yad edelim, canlandıralım

Kurumasın hayat dolu can damarlarım

Duymak istiyorum sizi, haykırın:

“Ben Çatalzeytin için varım.”

Naciye ŞAHİN

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam13
Toplam Ziyaret61699
Saat
İLLER ARASI MESAFE HESAPLAMA
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.32205.3433
Euro6.05296.0772
Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 4°
Sinema Filmleri